Dec 3 2010
İtalya Turu 4. Gün: Venedik’ten Floransa’ya
Merhabalar,
Bugün plan dışına çıkılmış ama bir o kadar da bozulan plan kadar eğlenceli bir gün oldu.
Sabah erken kalktığımız maceramıza Venedik efendinin gel-git’leriyle baÅŸladık. Sular yükseldi ve Venedik’i bastı. Duraklar (ki zaten duraklar küçük motorsuz teknelerden oluÅŸuyor), kıyıdaki kaldırımlar komple su oldu. Lido durağından deniz otobüsüne binip Tren İstasyonu arkasındaki Tre Ache durağına geldiÄŸimizde, durağın baÄŸlandığı sokak sular altındaydı.
20 dakika daha bekleyip deniz otobüsüne bindik. Bu duraktan bir önceki duraÄŸa geldik. Yeni planımız ara yollardan geçerek istasyona varmaktı. Bunun için önümüzde 4 köprü vardı. Bu 4 köprüyü aşıp istasyona varmak normalde 15 dakika. Ama gel-git’le beraber bu iÅŸi 1,5 saate çıkardık. Bir yol deniyoruz, gidiyoruz gidiyoruz tam vardık bakıyoruz her yer su, geri dönüyoruz.
Neyse efendim istasyonumuza ulaÅŸtık. Tren biletimizi alıp artık Floransa’ya gidelim dedik. Gittik biletçi teyzeye. Teyze dediki: “Tren dolu.” Hal böyle olunca aktarmalı ama daha ucuza ama 2 saat daha geç bir tren seçtik. Tren Bologna’da aktarma yapıp Floransa’ya gidecekti. Her iÅŸte bir hayır var ki, 1 saat Bologna’da gezme fırsatımız oldu. Sonrasında Floransa trenine binip saat 19:30′da Floransa’ya ulaÅŸtık.
Floransa ilk bakış: Mükemmel bir ÅŸehir, tarih doÄŸa içiçe, temiz bir ÅŸehir. Milano’dan sonra 2. sırayı daha ilk bakışta aldı Floransa. Yarın buranın da altını üstüne getirme zamanı.
Renkli günler…
Dec 3 2010
İtalya Turu 3. Gün: In Venedik
Merhabalar,
Bugün bütün gün Venedik’teydim arkadaÅŸlarımla beraber. (02/12/2010) Venedik bildiÄŸiniz gibi ada ada bir ÅŸehir.
Kaldığımız otelden sabahın erken saatlerinde çıkıp, yandaki kafeden sütlü kahvelerimizi yudumlarken planımızı yaptık. Deniz otobüsüne binmeden hemen önce aldığım haritada da gideceÄŸimiz yerler birer birer belirdi. Deniz otobüsü ile Lido’dan (kaldığımız yer ve Venedik’in son durağı) Bacini’ye gittik. Buradan geze geze Piazza San Marco‘ya indik. Uzun zamandır görmek istediÄŸim St. Mark ve kırmızı kuleyi gördüğümde içimde bir heyecan oluÅŸmadı deÄŸil. Assassin’s Creed’de sürekli gezdiÄŸim yerleri bir dünya gözüyle gezmek muhteÅŸem bir duygu. Böyle 1 kere sanal ortamda gezince, 2. gezmemde sanki önceden de gelmiÅŸsiniz gibi her yeri biliyorsunuz.
St Mark’s Tower’a giriÅŸ bugünün fiyatıyla €8.  60 metre yükseÄŸe çıkıp bütün Venedik’i görüyorsunuz. Benim çıktığım gün ÅŸehirde hafif bir sis vardı. Görüntü fantastikti.
Buradan Palazzo Ducale‘ye girip (öğrenciyseniz €6,50, deÄŸilseniz €12) sarayın içini gezdik. Sarayda bütün duvarlarda orjinal yaÄŸlı boya tablolar var. Merkez odaların tavanları altın kaplama. Özel bir odada eski dünya haritaları, bir baÅŸka özel bir odada ise kraliyet ailesi soyaÄŸaçları bulunuyor.
Saraydan çıkınca karnımız acıkmıştı. Sarayın arkasından denize indiğimizde gondolları gördük. Fiyat sormak için yaklaştığımda, anlaşıp hemen bineceğimizi tahmin etmemiştim. 1,1 km yol için sizden €80 isteyen gondolcularla sıkı bir pazarlıktan sonra uygun bir fiyata anlaştık. Hem kışın hem de yazın sürekli iş yapmalarına rağmen çok çok para istemelerine şaşırdım. Bir gondol bir günde ortalama €1200 para kazanıyor. Oraya giderseniz kesinlikle pazarlık yapın derim ben.
Gondol turumuzu da yaptıktan sonra, yemek yiyecek bir yerler araÅŸtırmaya koyulduk. Bu araÅŸtırma esnasında Venedik’in güneyinden neredeyse en kuzeyine kadar mesafe katettik. Venedik sokakları dar ama hoÅŸ bir havası var. Dükkanlar küçük, herÅŸey sıkışık. Bu yollardan sonra geniÅŸ meydanlara çıkıyorsunuz. Yemek mekanımız yine Mac Donald’s olarak Venedik gezi rehberinde yerini aldı.
Yemekten sonra Ponte di Rialto‘ya gittik. Bu köprünün özelliÄŸi, üzerinde dükkanların olması. Köprü üstünde baÅŸlayan çarşı aÅŸağı denize kadar devam ediyor.
Gelelim alış veriÅŸ mevzusuna. Venedik’te alış veriÅŸ yapmak zor ve pahalı. Özellikle ufak bir ÅŸeyler almak istediÄŸiniz satıcılar, (ki hep ufak ÅŸeyler satıyorlar) sizin almamanız için ellerinden geleni yapıyorlar. Çok fazla güler yüzlü insanlar deÄŸiller. Her yerde turist olduÄŸu için sadece sana ihtiyacım yok der gibi davranıyorlar. Ve fiyatlar çok deÄŸiÅŸken. €3′ya gördüğüm bir anahtarlık 2 dükkan sonra €1,5, hatta €1′ya kadar düştü. Bu nedenlerden ötürü Venedik’ten alış veriÅŸ yapılmaz diyorum.
Çarşı pazar gezerken saatlerimiz 21:00′i gösterdi. Tüm gün gezmekten yorulan bedenim: “Uyut beni artık!” diye bana seslenirken otelimize doÄŸru yola çıktık. Dönüşte öyle bir deniz otobüsüne denk getirip bindik ki tüm Venedik’i, özellikle Venedik’in içinden geçen kanalın -Canalle Grande- her yerini görme fırsatı bulduk.
Artık dinlenme vakti. Yarın öğlene kadar buralardayım sonra is Floransa yolları.
Renkli günler…












