Roma’ya İkinci Tur

piazza_Navona_romeTekrardan merhabalar,

Roma’ya İlk Bakış yapıp, dönüp bir daha bakmamak olmaz. İşte bu da ikinci Roma çıkarması.

Roma’yı ezberleme turlarına devam ediyorum.
Bir hafta önce Ice Rome organizasyonuna katılan 2500 kiÅŸiden biri de bendim. Roma’da zevkli bir haftasonu geçirdik tüm Erasmus öğrencileriyle. Fırsat bu fırsattır deyip Roma’nın geri kalan yerlerini gezmeye devam ettim.
Her zamanki gibi trenimiz Termini İstasyonu‘na kadar bizi getirdi. İstasyondan Via Giovanni Giolitti’ye doÄŸru sapıp Piazza Venezia‘ya doÄŸru yürüdük. Bu meydanın üstünde kalan ve görünce hemen farkedeceÄŸiniz geniÅŸ cadde Via Del Corso. Bu cadde meÅŸhur Fontana Di Trevi yani, Aşıklar ÇeÅŸmesi’ne uzanıyor. Aşıklar ÇeÅŸmesi’ni de dünya gözüyle gördükten sonra, tekrar Via Del Corso’ya burnumuzu uzatıp karşıya geçtik. Ve karşımızda gizemli yapısıyla Pantheon çıktı.
Gizemli bir yapı Pantheon, camiilerimize benzeyen kubbesi var ama tepesi geniÅŸ bir daire ÅŸeklinde açık bu kubbenin. Ve içeride heykeller, asırlık resimler bulunuyor. Burada aklıma takılan soru: “Ayak bastığımız yer mermer, acaba bu mermerler ta o zamandan mı kalma, yoksa restorasyon yapılırken yenileniyor mu?”
Pantheon’un 3 sokak yanında Piazza Navona yer alıyor. Burası da insanların toplandığı, ressamların resim yaptığı, çalgıcıların, akrobatların ve restoranların olduÄŸu bir meydan.
Pizza Navona’dan nehre doÄŸru yürürseniz, üstelik hava da kararmışsa, nehrin ışıltısıyla Vatikan‘ın görkemli görüntüsünü görebilirsiniz. Vatikan’da o hep televizyonlarda gördüğümüz, papanın seçildiÄŸi yapının ismi; San Pietro, ve tabiki bu kilisenin önü de Piazza San Pietro oluyor. İşin ilginç yanı, San Pietro’yu tam karşınıza aldığınız zaman size görünen büyüklüğüyle, siz ona yaklaÅŸtığınızdaki büyüklüğünün farklı olması. Åžimdi bana diyeceksiniz: “Uzaktan bakınca küçük, yanına yaklaşınca büyüyor.” diye. İlginçlik budur ki tam tersi bir durum söz konusu. Uzaktan devasa ve ÅŸaÅŸalı görünen San Pietro yanına varınca uzaktan göründüğü ÅŸaÅŸalı cübbesini bir kenara bırakıyor.

İkinci Roma çıkartmamı (gezmek olarak, normalde kaç diye sormayın :) ) Vatikan turuyla bitirmiş bulundum. Üçüncü turuma da İspanyol Merdivenleri başı çekmek üzere gezilcek bir kaç yeri daha bıraktım.

Renkli günler…

Roma’ya İlk Bakış

Merhabalar,
Sonunda Roma’ya ulaÅŸtım. Bu verimli ve gözde topraklarda dolaÅŸma ÅŸansına eriÅŸtim. Ve benim de ayak izlerim bu topraklarda tarihe geçti. En azından benim tarihimde.
CIMG3515Bu gezide Roma’nın sadece 1/5‘ini adımlayabildim. Kendime Termini Tren İstasyonu‘nun olduÄŸu bölgeyi hedef kıldım. Bu bölgede yaklaşık 12 saatimi (08.30-20.00) geçirdim.
L’Aquila’daysanız eÄŸer Roma buradan trenle 1,5 saat civarında sürüyor. Sabah 06.53′te Roma’ya doÄŸru yolculuÄŸuma start verdim. Saatim 08.40′ı gösteriyordu ki Roma Termini Tren İstasyonuna trenimiz ulaÅŸtı. Roma’da öncelikli iÅŸim Türk KonsolosluÄŸu‘nu bulmaktı. Ee Roma’ya geliyoruz, hem bir Türk KonsolosluÄŸu’na uÄŸrayalım hem de ufak tefek resmi iÅŸlerimizi halledelim. (Roma’daki Türk KonsolosluÄŸu’nun adresi: Via Palestro, 28 – Termini’den Via Marsala yönünde çıkacaksınız) KonsolosluÄŸa gelip Türkçe konuÅŸan yetkilileri görünce içimi bi sıcaklık kaplamadı deÄŸil. Her neyse, buradan çıktığımda artık Roma’yı gezmeye hazırdım.
Roma’ya hazırlıklı geldim. Acıktığım zaman yiyecek sandviçlerim, krakerim ve bir de Perugia‘dan aldığım içi sıcak çay dolu termosum çantamda bana eÅŸlik ediyordu. Ve tabi bir de havaalanından aldığım Roma haritası hayat kurtaran en önemli kağıt parçasıydı.
Roma’yı ilk gördüğümde aklıma EskiÅŸehir geldi. HerÅŸey sıkışık, yanyana ve düzenli. Caddeler temiz, insanlar saygılı.
İlk durağımız Porta Pia oldu. Buradan Villa Albani‘ye doÄŸru çıkıp güzel bir bahçenin içindeki Roma mimarisi ile yapılmış büyük villayı gördüm. Bu bölge Termini’nin Kuzeyi olan yer. Burada tarihi evler sıklıkla karşıma çıktı. Bu mahallenin ortasında bir de tarihi bir çeÅŸme vardı. Uzun yıllardır orada konuk olduÄŸu taÅŸların renginden anlaşılan çeÅŸme görülmeye deÄŸerdi. Termini’nin kuzeyi bitmiÅŸti. Buraya bir tik atabilirim.
Saatim 12.00′ı gösteriyordu ki Termini’ye geri döndüm arkadaÅŸlarımla beraber. Sıra Termini’nin güneyindeydi. Ama önce boÅŸalan midemizi güzel bir yerde doldurmalıydık. Termini karşısındaki Mac Donald’s'tan öğle yemeÄŸimizi alıp Güney Termini’deki Piazza Vittorio‘ya indik. Piazza Vittorio’ya gelirken Piazza Maria Maggiore‘yi gördük. Piazza  Vittorio kuÅŸlarla ve onların evleriyle dolu hoÅŸ bir park. YemeÄŸimizi de onlarla beraber afiyetle yedik.
CIMG3459Güneye olan yolculuÄŸumuzda ÅŸimdi çok deÄŸerli bir hedef vardı: Coliseum. Heyecanla Coliseum’a doÄŸru koÅŸar adımlarla ilerledik. En fazla 100 yıl olacağını düşündüğüm hayatımda burayı gördüğüm için çok mutluyum. Kemerleri insanların rastgele girmesini engellemek için demirlerle kapatılmış olmasına raÄŸmen hoÅŸ bir görüntüsü var bu yapının. Zamanında insanlar neler neler yapmış. Åžimdi biz ne yapıyoruz? Açıkcası aklıma çok çok az isim geliyor. Coliseum’da 2 saat vakit geçirdik. Burada Türkçe bilen satıcılar dahi var. KonuÅŸtuÄŸumuz dilin Türkçe olduÄŸunu anlayıp Türkçe fiyat söylüyorlar. Bunu duyunca ufaktan bir göğsünü dikleÅŸtiriyorsun. :)
Colesium’u da gördükten sonra O’nun 500 metre yanında Foro Di Traino ve Piazza Venezia var ki, bu saray Roma’da en çok hoÅŸuma giden yapı oldu benim için. Sarayın iki kulesinin üstünde devasa heykeller var. Bunların ortasında, sarayın Piazza Venezia’ya bakan tarafında ise ismini hatırlayamadığım bir komutan atıyla sizi selamlıyor. Bu heykel de devasa. Boyu benim 5 katım, geniÅŸliÄŸi ise 10 katım. Ve sarayın tepesinden tüm Roma ve güzel Piazza Venezia sizi selamlıyor.
Bundan sonraki durağımız nehir Tevere Nehri idi. Campidoglio adı verilmiÅŸ arkeolojik kazı alanının yanından nehre doÄŸru indik. Ponte Palatino köprüsü üzerinde nehri ve kuÅŸları izledik. Saat 18.00′di ve kuÅŸların mesai dönüş vaktiydi. Havada süzülen binlerce kuÅŸ yarım saat doÄŸru evi aradı. Onimusha 3 oynayanlar bilir. Paris’te sakin bir gün. Birden havada binlerce canavar beliriyor ve üzerinize doÄŸru iniÅŸe geçiyorlar. İşte bu görüntünün kuÅŸ versiyonu Roma’da akÅŸam saatlerinde yaÅŸanıyor.
Avezzano’ya son tren 20.30′da olduÄŸu için dönüş vaktimiz gelmiÅŸti. Daha önceden gittiÄŸimiz yolların üst caddelerinden yürüyerek Termini’ye ulaÅŸtık. Yorucu bir gündü. Ama yaÅŸanması gerekli ve büyük tecrübelerle dolu bir gündü. AkÅŸam yatağıma girdiÄŸimde, blogumda anlatacak yeni hikayelerin olması sevinciyle uykuya daldım.
Renkli günler…