Tam 1 yil once

iloveitaly
 

Evet tam 1 yil once bugun, bu saatlerde ulkemden 2000 km uzakta Italya’nin Perugia kentinde baslamistim Erasmus macerama. Uzun uzun yazmayacagim kisa kesecegim. Italya ve Erasmus hakkinda yazilarimi zaten sag taraftaki Italya Defteri kategorisinden okuyabilirsiniz. Cok hos ve artik benim icin ozlemeli olan o muhtesem gunlere insallah hayatimin ilerleyen gunlerinde tekrardan geri donerim. Gecmisi gelecekte yasamak istiyorum!

Neyse azizim ben biraz nostalji yapip Radio Latte Miele’mi actim, dinliyorum.

Renkli gunler…

İtalya’da YaÅŸamak III – Perugia

İtalya’nın merkezinde, Umbria’da yemyeÅŸil ve taÅŸlardan kurulmuÅŸ bir ÅŸehir Perugia. Özellikle merkez dışındaki ufak yerleÅŸim birimlerinde gürültü olmayan, kendi halinde bir ÅŸehir.

Perugia yabancı öğrenciler için dil okuluyla, çikolata fabrikasıyla ve tarihi binalarıyla dünyaya ün salmış bir yer.

DSCN1243Dil okulu, Universita Italiana per Straineri, çok farklı ülkelerden gelen öğrencilere her seviyede İtalyanca eğitimi veren bir okul. Dünya çapında en iyi eğitim veren kurumlardan birisi olarak kayıtlara geçmiş.  Galiba biraz şanslıyım ki burada okuma şerefine ulaştım. Eğitim kalitesi çok iyi, sınıflar ve okulun yapısı düzenli. Ulaşmak istediğiniz her türlü araç ve gereç ayağınızın altına serilmiş durumda. Sizin İtalyanca öğrenmeniz için can atan hocalar da cabası. Sınıflar koltuklardan tutun (koltuk diyorum sandalye demiyorum) tavandaki havalandırmasına, bilgisayarlar ve projeksiyonlardan tutun otomatik açılır kapanır tahta ve pencere perdelerine kadar her şey düşünülerek yapılmış. Öğretmenler, sizin öğrenmeniz için elinden geleni yapan, güleryüzlü insanlar. Saygıyı her zaman ön planda tutuyorlar. Her sıkıntınızı dinleyip ona çözüm üretiyorlar. İlk ayda edindiğim izlenimlere göre İtalyan eğitim kalitesi bizim ülkemize göre çok yukarılarda. Umarım bizim eğitim sistemimiz de bu seviyelere ulaşır.

Gelelim çikolata fabrikasına. Yazarken bile aÄŸzım sulandı. :) 100 yılı aÅŸkın bir süredir İtalya’da çikolatanın CIMG3076merkezi olmuÅŸ Perugia. MeÅŸhur çikolatalası Bacio, tüm halk tarafından çok sevilen çikolatası. Bu çikolata Perugia’nın simgesi olmuÅŸ. Hatta dünyanın en büyük Bacio çikolatasını yapıp Guinness Rekorlar Kitabına’da adlarını yazdırmışlar. Åžehirde bulunan çikolata fabrikasını Nestle satın almış. Fabirka içerisinde bir müze ve sınırsız çikolata bulunuyor. Ayrıca haftasonları eÄŸitim veren bir çikolata okulu ve öğrencileri mevcut. Çikolatanın sanata dönüştüğü bir yer olma özelliÄŸi taşıyor bu fabrika.

CIMG2916Perugia’da gezdiÄŸinizde kendinizi sanki Rönesans Dönemi’ndeki bir ÅŸehirde geziyormuÅŸ gibi hissediyorsunuz. Tarihi yapılar aynen korunmuÅŸ. Her zaman restorasyon yapılıyor ve bu binaların içerisinde yaÅŸanıyor. Çarşılar, dükkanlar, evler, galeriler her ÅŸey aynen bu tarihin içinde yaÅŸamaya devam ediyor. Ben bu sahneyi gördüğümde baya ÅŸaşırmıştım. Çünkü Perugia’nın büyük meydanında bir tane Apple Store var. Aşırı dozda Apple fanatiÄŸi olan ben her merkeze gidince ya o dükkanın önünden geçiyorum ya da arayı fazla soÄŸutmadan bir maÄŸaza içine bakıp çıkıyorum. :) O tarihi, eski ve taÅŸtan yapılmış koca binanın bir köşesinde teknolojik ve modern Apple Store yerleÅŸmiÅŸ. Ve öyle güzel bir uyum olmuÅŸ ki insanı her defasında ÅŸaşırtmayı baÅŸarıyor.

Perugia yaÅŸanılabilir bir ÅŸehir. Ulaşım olarak diÄŸer ÅŸehirlere göre biraz pahalı ama arabanız veya motorunuz varsa burada çok rahat bir ÅŸekilde yaÅŸayabilirsiniz. BoÅŸ vakitlerinizde Corso Vanucci’ye gidip galerileri gezebilir ya da benim gibi Apple’a ufak bir selam verebilirsiniz. Åžehrin kuzeybatısında bir tane göl de bulunuyor. İsterseniz ÅŸehir içinde (bolca yeÅŸillik var) isterseniz de göl kıyısında şöyle bir Türk pikniÄŸi yapabilirsiniz. Yok ben tarihi görmek istiyorum derseniz zaten dışarı çıkmanız yeterli olacaktır.

Renkli günler…

Perugia İlk Bakış

DSCN1041Merhabalar,

Bu yazım, sizlere yurt dışından yayımlayacağım ilk yazı olma özelliÄŸini göstererek hafızama kazınmaya hak kazanmış oluyor. Perugia’ya geleli 3 gün oldu. Ve bu 3 günde başımdan bir sürü (evet gerçekten koyun sürüsü gibi) olay geçti.

İlk günüm keÅŸif dolu, meraklı bakış dolu ve haydi kola kuvvet çeek bavulları ÅŸeklinde geçti. Havaalanında inip pasaport kontrolü yaptırmak 10 dakika, bavul beklemek 25 dakika, çıkışta tren bulamamak paha biçilemez…

Neyse azizim Terminî’ye tren kalkmışsa Tiburtina’dan gideriz, seçeneklerimiz bol. Hem Tiburtina daha ucuz. Economica. Yanımızda bulunan, uçakta tanıştığımız eski bir erasmus öğrencisi yeni bir İtalya sever sayesinde, onun söylediÄŸi tariflere uyarak yolumuzu zorlanmadan bulduk. Zorlanmamış halimiz, 1 otobüs, 3 tren aktarması ile sonuçlandı. Yanımızda bavullar olduÄŸunu da hesaba katarsak bu çileli yolculuk 6/10 puan alıyor benden. Ama dedikleri kadar var. Demir aÄŸlarla örmüşler İtalya’yı her bir baÅŸtan.

Tren büyük kolaylık burada. Perugia Tren İstasyonu’na inince, önceden ayarladığım evden hemen bir telefon :

-Türker nerelerdesin, haydi akşam yemeği hazır!

-Tamam biz geldik, hadi al bizi.

-Tamamdır.

Evimizi de böyleliklen bulduk. Ve akşam İtalyan usülü ilk yemeğimizi yedik. Ee şimdi uyku zamanı yorulduk tüm gün ordan oraya vücudu + bavulları taşımaktan.

İkinci gün, boÅŸ bir gündü. Bu boÅŸ günü en iyi ÅŸekilde Perugia’nın içinde kaybolarak geçirirdik. Sabahtan DSCN1115düştüğümüz yollara akÅŸam güneÅŸ batınca yer deÄŸiÅŸtirmemizi sıfırlayacak ÅŸekilde geri dönmeyi baÅŸardık. Tabi bu baÅŸarım kolay olmadı. Öncelikle büyük bir dil sorunu var. İtalyanların 1/8′i İngilizce anlıyor. (Bu oran denenmiÅŸtir.) Åžansınız varsa o İngilizce bileni bulursunuz. Bu iÅŸ için otel reception-ları uygundur. 1-2, 1-2-3, 1-2-3-4 kaybolduk derken efendim biz Perugia’yı öğrendik iki arkadaÅŸ. Bu arada İngilizce patlaması yaÅŸayarak herkese soru sormaya baÅŸlamıştık:

- Do you speak English?

- No signor/signora

- Ok, where is the Palazzo Gallenga? :)

Onların İngilizce bilmesi veya bilmemesi umrumuzda değildi. Biz sorumuzu soralım, sonra sormadı demesinler.

Öyle böyle, zor kolay, birazda ceplerdeki İtalyanca rehberlerle anlaÅŸmayı baÅŸardık. Yabancı topraklarda 24 saat yaÅŸayabilmiÅŸtik. Bu arada telefon hattı aldık, Perugia’yı kavradık, yemek yerleri keÅŸfettik, parkları gördük, vs…

Üçüncü gün çok daha kolay oldu. Tren ve metroların tüm inceliklerini, nereden 2-3 € kar ederiz öğrendik. Universiteye gittik. İtalyanca sınava girdik, atmasione yaparak tüm sorulara cevap verdik. Sonumuz Beginner Class olacak ama çırpınmaya devam .

Çıkarılan sonuç : Yabancı bir yere gittiğinizde ilk 24 saati atlatırsanız, siz o yerde yaşamaya uygunsunuz demektir.

Günler tecrübeleri doğuruyor ve tecrübeler gelecek için taşları yerine oturtuyor. Her zaman.

Renkli günler…