İtalya Turu 2. Gün: Milano’dan Venedik’e

CIMG3719Bu yazıma baÅŸladığım yer Milano’nun meÅŸhur Duomo’suna bakan bir Mac Donald’s ÅŸubesi. Hem yaÄŸmurdan korunup biraz kurulanmak hem de yemek yiyip karnımızı doyurmak için girdiÄŸimiz Mac Donald’s çok hoÅŸ bir yere konumlanmış. Tarihi klise yaÄŸmurun altında bir baÅŸka güzel. Chiristmas yaklaÅŸtığı için de kocaman bir çam aÄŸacını meydana getirmiÅŸler.

Tabi hava durumu yaÄŸmurla kalmayıp bize karlı yüzünü de gösterdi. Ama biz buna aldırmadan gezmek zorundaydık. Åžanslıyız ki bizi fazla zorlamadı. Duomo’ya Leonardo Da Vinci’yi görüp Galleria Vittorio Emanuel‘den geçerek gelmiÅŸtik. Duomo’yu gördükten sonra da Castello Sforzesco‘yu görecek kadar vaktimiz kalmıştı.

Milano Roma’ya kıyasla tarihi yapı bakımından daha fakir bir yer. Ama ÅŸehirdeki evlerin hepsi eskilerden kalma mermer yapılar olduÄŸu için pek bir tarih sıkıntısı çekmiyor ÅŸehir. Çok temiz ve düzenli caddeleri, geniÅŸ kaldırımları, kullanışlı bisiklet yolları var burada. Ayrıca ÅŸehir içi ulaşımı kolaylaÅŸtırmak için üstte tramway ve otobüs, altta da metro hizmet veriyor. Milano’nun binaları çok hoÅŸuma gitti.Klasik çizgilerin içinde yeÅŸermiÅŸ modern çizgiler tam aradığım ÅŸehir bu dedirtiyor bana.

Ee Milano diyoruz, yani alış veriÅŸ diyoruz. GençliÄŸimizde gördüğümüz meÅŸhur basınç-sıcaklık iliÅŸkisi  denklemi: P.V = n.R.T formülü burada baÅŸrolü oynuyor. Paran Varsa Ne Rahat! Zaten hiçbir dükkanı adi mal satmayan İtalya’da, hele bir de Milano’da moda caddesinde yürümek ve sadece vitrinlere bakabilmek biraz garip bir hava katıyor insana. Merak edip girmek istediÄŸim dükkan olan Armani’de bir ceketin fiyatı €1,500 görünce kapıdan sadece “woow!” demekle yetindim. Ne yapalım, ÅŸimdi olmaz yarın para kazanınca alalım. İşin espirisi bir yana buram buram kalite kokuyor Milano. MeÅŸhur terzilerin dükkanları ve maÄŸazaları var burada. Dükkanların önünde bodyguard’lar bekliyor. Vitrinin fotografını çekemiyorsunuz, Gucci’nin, Armani’nin tasarımlarını çalmayın diye. MaÄŸazaları ise farklı farklı temalarda tüketiciyi gel-gir-bak-beÄŸen-al gizli sloganıyla cezbediyor. ÖrneÄŸin, vitrinine baktığım bir maÄŸazanın içerisinde Mustang olması beni cezbederek o maÄŸazaya soktu. BaÅŸka bir maÄŸaza da tamamen siyah, satıcılara parti elbisesi giydirerek, disco temasıyla müşterileri çekiyordu.

İlk gün indiÄŸimiz Stazione Centrale’ye bu sefer Venedik’e gitmek için tekrar geldik. Milano’ya veda edip yeni durağımıza doÄŸru yola çıktık. İlk baÅŸta tıklım tıklım dolu olan tren yavaÅŸ yavaÅŸ azaldı ve 3 saat sonra Venedik’e vardık. Buraya varınca, yorgunluÄŸumuza raÄŸmen içimizde bir enerji patlaması oldu. Dünyanın sayılı ÅŸehirlerini geziyorduk ve Venedik’e gelmiÅŸtik.

İstasyon çıkışında deniz otobüsü için biletimizi aldık. Deniz otobüsleri en fazla 25-30 kişi alabilen küçük taşıtlar. Sabah 04:00 akşam 00:14 arası hizmet veriyorlar. Bizde otelimize gitmek için bunları kullandık. Şöyle bir düşününce 2 gün içerisinde ulaşım yollarının hepsini kullanarak (havayolu-otobüs-tren-denizyolu) hedeflerimize birer birer varıyoruz.

Yarın Venedik’i gezmek tek görevimiz. Planımız tıkır tıkır iÅŸlemeye devam ediyor.

Renkli günler…

İtalya Turu 1. Gün: Milano’ya Yolculuk

İtalya turunun ilk durağı Milano idi. Milano diğer şehirlere nazaran daha modern bir şehir olarak selamladı beni. Gittiğim gün hava yağmurlu olması birazcık hevesimi kaçırsa da imdadıma kocaman bir şemsiye koştu.

Roma Ciampino Havaalanı’ndan Bergamo Orio al Serio Havaalanı’na keyifli bir uçak yolculuÄŸuyla Bergamo’ya, ordan da otobüsle 40 dakikalık bir yolculukla Milano’ya vardık. DiÄŸer hava yolu firmalarına nazaran daha ucuz olan Ryanair Havayolları bu yolculukta benden tam puan aldı. Kalitesi ve hizmeti Pegasus Havayolları ile aynı diyebilirim.

2396265129_b776a48e96Milano’ya geldiÄŸimimz yer Stazione Centrale idi. Bu istasyon ÅŸehrin tren istasyonu. Çok yüksek ve çok geniÅŸ bir yapı. Binanın içinde giyimden tutun yeme içmeye kadar her türlü maÄŸaza, restaurant var. Tarihi bir tren garını restore edip yine hayata döndürmüş İtalyanlar. İstasyonda yürürken gerçekten zevk alıyorsunuz.

İstasyonu gezdikten sonra sıra kalacağımız oteli bulmaya gelmişti. Bir-iki kişiye sorarak otelimizi kolayca bulduk. İnternet gibi bizim kuşağımıza verilen en büyük nimetten yararlanarak zaten önceden uçak biletlerimizi ve kalacağımız otele rezervasyonumuzu yaptırmıştık. Üstelik sitedeki adresten faydalanarak yolumuzu kolayca bulduk. Yaşasın internet çağı!

Otelimize yerleÅŸtikten sonra, Stazione Centrale’ye doyamayıp bir daha içini ve dışını turladık. Sonrasında üst caddeleri biraz gezdik. Havanın yaÄŸmurlu olması ve İtalya’daki maÄŸazaların 20:00′da kapanması nedeniyle açık bir yer bulamadık. Vakit gece yarısı olmadan da otelimize geri döndük.

Yarın sırada meÅŸhur Duomo ve çevresi var. AkÅŸam üstü de Venedik’e doÄŸru yola çıkmayı planlıyoruz.

Renkli günler…