Sep 1 2010
Perugia İlk Bakış
Bu yazım, sizlere yurt dışından yayımlayacağım ilk yazı olma özelliÄŸini göstererek hafızama kazınmaya hak kazanmış oluyor. Perugia’ya geleli 3 gün oldu. Ve bu 3 günde başımdan bir sürü (evet gerçekten koyun sürüsü gibi) olay geçti.
İlk günüm keÅŸif dolu, meraklı bakış dolu ve haydi kola kuvvet çeek bavulları ÅŸeklinde geçti. Havaalanında inip pasaport kontrolü yaptırmak 10 dakika, bavul beklemek 25 dakika, çıkışta tren bulamamak paha biçilemez…
Neyse azizim Terminî’ye tren kalkmışsa Tiburtina’dan gideriz, seçeneklerimiz bol. Hem Tiburtina daha ucuz. Economica. Yanımızda bulunan, uçakta tanıştığımız eski bir erasmus öğrencisi yeni bir İtalya sever sayesinde, onun söylediÄŸi tariflere uyarak yolumuzu zorlanmadan bulduk. Zorlanmamış halimiz, 1 otobüs, 3 tren aktarması ile sonuçlandı. Yanımızda bavullar olduÄŸunu da hesaba katarsak bu çileli yolculuk 6/10 puan alıyor benden. Ama dedikleri kadar var. Demir aÄŸlarla örmüşler İtalya’yı her bir baÅŸtan.
Tren büyük kolaylık burada. Perugia Tren İstasyonu’na inince, önceden ayarladığım evden hemen bir telefon :
-Türker nerelerdesin, haydi akşam yemeği hazır!
-Tamam biz geldik, hadi al bizi.
-Tamamdır.
Evimizi de böyleliklen bulduk. Ve akşam İtalyan usülü ilk yemeğimizi yedik. Ee şimdi uyku zamanı yorulduk tüm gün ordan oraya vücudu + bavulları taşımaktan.
İkinci gün, boÅŸ bir gündü. Bu boÅŸ günü en iyi ÅŸekilde Perugia’nın içinde kaybolarak geçirirdik. Sabahtan
düştüğümüz yollara akÅŸam güneÅŸ batınca yer deÄŸiÅŸtirmemizi sıfırlayacak ÅŸekilde geri dönmeyi baÅŸardık. Tabi bu baÅŸarım kolay olmadı. Öncelikle büyük bir dil sorunu var. İtalyanların 1/8′i İngilizce anlıyor. (Bu oran denenmiÅŸtir.) Åžansınız varsa o İngilizce bileni bulursunuz. Bu iÅŸ için otel reception-ları uygundur. 1-2, 1-2-3, 1-2-3-4 kaybolduk derken efendim biz Perugia’yı öğrendik iki arkadaÅŸ. Bu arada İngilizce patlaması yaÅŸayarak herkese soru sormaya baÅŸlamıştık:
- Do you speak English?
- No signor/signora
- Ok, where is the Palazzo Gallenga?
Onların İngilizce bilmesi veya bilmemesi umrumuzda değildi. Biz sorumuzu soralım, sonra sormadı demesinler.
Öyle böyle, zor kolay, birazda ceplerdeki İtalyanca rehberlerle anlaÅŸmayı baÅŸardık. Yabancı topraklarda 24 saat yaÅŸayabilmiÅŸtik. Bu arada telefon hattı aldık, Perugia’yı kavradık, yemek yerleri keÅŸfettik, parkları gördük, vs…
Üçüncü gün çok daha kolay oldu. Tren ve metroların tüm inceliklerini, nereden 2-3 € kar ederiz öğrendik. Universiteye gittik. İtalyanca sınava girdik, atmasione yaparak tüm sorulara cevap verdik. Sonumuz Beginner Class olacak ama çırpınmaya devam .
Çıkarılan sonuç : Yabancı bir yere gittiğinizde ilk 24 saati atlatırsanız, siz o yerde yaşamaya uygunsunuz demektir.
Günler tecrübeleri doğuruyor ve tecrübeler gelecek için taşları yerine oturtuyor. Her zaman.
Renkli günler…
Aug 29 2010
Batarken GüneÅŸ Ardından Tepelerin, Geldi Veda Zamanı Türker’in
Merhabalar ,
Evet, maceranın başlama vakti geldi. Yarım dönem mi yoksa 2 dönem mi olur bilinmez. Ama bir yerlerde girişimci ruhlar dolanıyor.
Hayatımda unutamayacağım ve ileride hep feyzalacağım bir noktaya geldim. Bu nokta dönüm noktası mı yoksa aydınlanma noktası mı bilmiyorum. Üniversite eÄŸitimimin devamı için İtalya’ya gidiyorum. Beni zaten önceden takip edenler yaÅŸadıklarımdan az çok bilgi sahibidirler. Bundan önceki yazılarımda, yolculuÄŸa baÅŸlayana kadar başımdan geçen olayları sizlere aktarmaya çalıştım. Bütün yaÅŸadıklarımı burada İtalya Defteri kategorisinde topluyorum.
İlk durağım olan Perugia’ya, Roma Fiumicino havaalanından inip trenle veya otobüsle ulaÅŸmayı planlıyorum.
YolculuÄŸun benim için en ilginç yanı, Türkiye sınırını geçince, konuÅŸulan diller deÄŸiÅŸince yaÅŸanacak. İngilizce’ye hiç de yabancı bir toplum deÄŸiliz. Ve bu bizim için bir artı sayılabilir. Ama gittiÄŸiniz topraklar yüzlerce yıllık kültür geleneÄŸine sahip İtalyan toprakları olunca İngilizce aranan bir dil olmayabilir. Bu durumda ÅŸimdilik İtalyanca bilmeyen ben ve arkadaşım için en uygun anlaÅŸma yöntemi vücut dili ve el kol hareketleri olacak.
Beni takip eden, beni bilen herkese : “Hoşçakalın” Umarım geldiÄŸimde çok ÅŸeyler deÄŸiÅŸmiÅŸ olmaz da bende kaçan esprileri biraz gecikmeyle yakalayabilirim.
Benden hanerdar olun.
Renkli günler…
Aug 23 2010
Vize İşlemleri
A
man aman sonunda aldım şu vizeyi. Ne stresli bi olay arkadaş. Tüm herşeyi yapıyorsun, karar makamlarına sunuyorsun. Bir hatada gittin. Eğer şanslıysan taa en başa dönersin.
Tam da ayarlanmış. Ülkeden çıkacaksan 5-6 gün önce geleceksin. Önceden gelirsen yapmayız. Zaten 5 gün önce geldiÄŸinde eksik evrak olursa ülkeden çıkartmayız. AÅŸağı tükürsen evrak, yukarı tükürsen mühür, damga vs…
Neyse efendim gittim vize için aracı firmaya erkenden. Güvenlik görevlisiyle içeri girdik 5 kiÅŸi. Derken 10 dk. sonra sıra bendeydi. Åžanslıydım. Åžanslı zannediyordum kendimi. Belgeler ortaya döküldükçe görevli dedi : “Hani maaÅŸ bordrosu?” Eyvah eyvah. Üstüne de demez mi : “Belgelerin fotokopisi yok, 2′ÅŸer tane daha lazım.” “Tamam siz içinizden 100′e kadar sayın biz yetiÅŸtireceÄŸiz.”
Böylelikle, bir cengaver edasında babamla çıktık ÅŸubeden. Ben fotokopiye, babam belgesine. Kırtasiye bulunca dedim : “4 tane ver sen usta, baÅŸka neler isteyecekler bilmiyoruz.” Yarım saate ben toparlandım İzmir’in Konak’ında, akabinde babam göründü ufuklarda.
Artık şans güldü bu ramazanda aç susuz koşturan insanlara. Belgeyi ve fotokopiyi verdik, vize çıkış tarihimizi aldık. Macera bitti mi? Hayır, 4 gün sonra bana pasaportumu alış görevi verildi. Orada bir sorun çıkmazsa rahat bir nefes almak hediyem olsun.
Vize çelişkilerinden bu kadar.
Renkli günler…
Aug 20 2010
2.1 ve Basket!
Merhabalar,
Basketbol Dünya Åžampiyonası’nın baÅŸlamasına çok az bir süre kaldı. Ve bunun heyecanı yavaÅŸ yavaÅŸ kanımıza enjekte edilmeye baÅŸlandı.
Ben aslında biraz üzgünüm. Yurt dışı hazırlıkları yaptığım bu ayda, Dünya Åžampiyonası’nın oynanacak olması bende buruk bir gurur olarak baÅŸ gösteriyor. Neyse artık yapacak bir ÅŸey yok tekrarlardan, internetten ve bültenlerden takip edebildiÄŸimiz kadar edeceÄŸiz Türker Bey.
Hal böyleyken bizim de alıştırma yapmamız, en azından şampiyona izleyeceklerin elini bir ısındırması lazım.
Sizlerle çok tatlı bir oyunu paylaşacağım. Oyun internetten oynanıyor ve çok küçük. Uzun günlerde 5 dk. molalarda oynamalık bir oyun. Amaç, basket atmak. Mouse ile topu kontrol edin, fizik bilginizi konuşturun ve potayı topla doldurun. Topu panyasız sokarsanız daha çok puan var.
Ayrıca oyunun bana göre en güzel özelliÄŸi, bir online oyun olması. Rakiplerinizle aynı anda ÅŸut atmaya baÅŸlıyor ve attığınız baskete ve zorluÄŸuna göre puan alıp sıralanıyorsunuz. Ben %20′lik dilime girmeyi baÅŸardım. İnÅŸallah 1. de olacağım.

Buyrun linki:
http://www.onlinegames.com/basketball/
Grup oluşturursanız bana da haber verin.
Keyifli günler…
Aug 16 2010
Staj Defteri Hazırlamak
Bugün maillerimi kontrol ederken bir arkadaşımın sitemde yaptığı bir yorumu gördüm. “Staj İzlenimleri 4 : Stajyer, Tavsiyeye İhtiyacın Varsa Oku” makalemde bahsettiÄŸim staj defteri konusunda sizlere ayrıntılı bilgiler vermek isterim.
Staj defterimi okulumdaki hocalarıma teslim ettiğim için elimde buradan yayınlayacağım bir kopyası mevcut değil malesef. Hal böyleyse hemen dilimiz döndüğünce anlatmaya koyulalım.
Staj İlk Gün
İlk defteri açtınız. Bu beyaz sayfalardaki ilk gününüz tanışma bölümünü koyabilirsiniz. Ve çalıştığınız kurum hakkında bir tarihçe yazabilirsiniz.
Örnek Sayfa Yapısı: “Bugün … kurumundaki … bölümündeki ilk staj günümdü. … , … ve … bölümlerini ÅŸefle (ya da kimse) gezdim. Oradaki çalışanlarla ve diÄŸer stajyerlerle tanıştım. Günün geri kalanında kurum hakkında bir araÅŸtırma yaptım.” Alt paragrafa kurum hakkında kitabi bilgi dilinde ufak bir tarihçe yazabilirsiniz.
İkinci Gün
İkinci gün artık işe başladınız. Bugün şunları bunları yaptım diye yazabilirsiniz.
Örnek Sayfa Yapısı: “Stajımın ikinci gününde … yapmayı öğrendim.” Yaptığınız iÅŸ hakkında teknik bilgi verirsiniz sonra da uygulamanızı anlatırsınız.
Üçüncü Gün
Fotograf çekin. Elinizde yaptığınız işle ilgili, aletler ve cihazlarla ilgili fotoğraflar olsun. Ve bunları defterinize yapıştırın. Mesela yaptığınız işlerdeki sürekli yanınızda bulunan ve kullandığınız aletlerin fotografını çekip bunları tanıtabilirsiniz. Tanıtmayı kitabi bir dil kullanarak yapabilirsiniz.
Örnek Sayfa Yapısı: “… Aleti: … Aleti, … bölümü çalışanlarının sürekli yanında bulundurduÄŸu aletlerin başında gelir. … ve … uygulamaları bu aletle yapılır.” Ve bu tarz bilgiler. Sayfanıza da fotografı yapıştırdığınızda gayet doyurucu bir sayfa görünümü elde edebilirsiniz.
Dördüncü Gün
Çalıştığınız kurumda hergün uygulama yapmıyor olabilirsiniz. O günlerde de yaptığınız iş ile ilgili teorik bilgiler öğrenip, bunları defterinize kaydedebilirsiniz. Örneğin Elektronik & Haberleşme sistemlerinde çok önemli olan bir Modülasyon konusunu defterinize yazabilirsiniz. Tabiki önceki makalemde belirttiğim gibi teknik bilgi ve uygulama düzeyini dengeli tutmalısınız. İlk defa staj yapıyorsanız çok fazla teknik bilgi ile defteri doldurmanıza gerek yoktur. Teorik bilgilerden aklınızda kalanları deftere geçirmeniz en iyisidir.
Beşinci Gün
Yaptığınız uygulamarda ve verdiğiniz bilgilerde şekillerden de yararlanın. Kendiniz, sayfanın uygun gördüğünüz yerlerine, konu ile ilgili kendi elinizle grafikler ve şekiller çizebilirsiniz.
Altıncı Gün
Kendiniz yapmadığınız bir iÅŸte “yapıldı, edildi” gibi fiiller kullanabilirsiniz. Ortak yaptığınız iÅŸleri anlatabilirsiniz.
Örnek Sayfa Yapısı: “Bugün ben ve diÄŸer 2 stajyer ile birlikte, … mühendisinin bize verdiÄŸi … proje üstünde çalıştık. Åžunları bunları yaptık… Sonuç olarak …’nın … olduÄŸunu öğrendim.”
Defterinizi bu tarz bir yazım ile doldurabilirsiniz.
Bu makalemde staj defteri nasıl yazılır sorusuna kendimce yanıt vermeye çalıştım. Umarım biz stajyerler için yararlı meseleler üzerine değinmişimdir.
Renkli günler…
Aug 12 2010
WordPress 3.0.1 Zamanı
WordPress 3.0′ın çok kısa bir süre önce yayınlanmasının ardından, bu sürümün bug-ları giderilerek, WordPress 3.0.1 yayımlandı.
3.0 sürümü 42 gün içerisinde yaklaşık 11 milyon adet indirilmişti.
3.0.1 sürümünü bu adresten indirebilirsiniz:
http://wordpress.org/download/
Renkli günler…
Aug 10 2010
Staj İzlenimleri 4 : Stajyer, Tavsiyeye İhtiyacın Varsa Oku
Merhabalar,
1.5 aylık stajımın artık sonuna geldim. İlk hafta çok uzun gelen bu staj süresi, şimdi şöyle bir düşününce gözüme çok az göründü. Yazması zor gibi görünen staj defteri, düşüncelerimi aktarırken yetmedi. Belki 3 deftere anca sığardı. Herşey de kelimelerle anlatılamıyor. Yaşamak, görmek lazım. Bu makalemi, ileride staj yapacak meslektaşlarım ya da yakın meslekten arkadaşlarıma ayırmak istiyorum.
Stajı ayarlama süresi gerçekten sancılı bir süreç. Hele ilk defa staj yapacak birisi için daha zor. Bu dönemde kafanızı ferah tutmanızı ve kulağınıza söylenen her şeyi ciddiye almamanızı tavsiye ederim size. Stajınızı seçerken önemli olan firmanın büyüklüğü değildir. Unutmayın! Firmanın büyük olması demek, büyük işler yaptığını gösterir. Siz patron olsanız önemli ve maliyeti külfetli işler için stajyer çalıştırır mıydınız? Elbette hayır. O yüzden büyük firmaya gitmek yerine, daha küçük ve tek bir dalda çalışan bir firma bulmanız sizin çalışma ve işi öğrenme olasılığınızı artıracaktır.
Stajın amacı, ileride yapacağınız iş hakkında bilgi sahibi olmak, olayı yerinde incelemektir. Kimse sizden bir çalışan gibi performans beklemez. Ama siz çalışmalarınızla o işte çalışanların mertebesine yaklaşabilir, övgü toplayabilirsiniz. Ve tabiki ileride o kuruma başvurursanız bu staj günleri dikkate alınacaktır. Özellikle ilk stajınızda teorik bilgiden çok, o işin nasıl yapıldığını ve kabaca kullanılan elemanların çalışma prensiplerini gözlemlemeniz nacizane tavsiyelerim arasındadır.
Staj defteri de stajın önemli parçalarından birisidir. İlk stajda defteri yukarıda da bahsettiğim gibi çok fazla teorik bilgiyle doldurmanıza gerek yoktur. Diğer stajlarınızda, dozu aldığınız derslere bağlı olarak artırabilirsiniz. Defteri yazarken söylenebilecek bir diğer husus ta dürüst olmanız. Yapmadığınız bir işi yazmayın. Gün gelir size bu yazdıklarınız sorulur. O zamana verecek bir cevabınız olmalı. Ne gördüyseniz onu yazın derim ben.
Hakkında bir çok söylenti olan konulardan birisi de staj defterinin dilidir. Bu defter birazcık rapor, birazcık ta günlük tarzı bir defterdir. Kendi yaptıklarınızı, “yaptım”, “ettim” ÅŸeklinde dile getirebilirsiniz. Kurum çalışanları ile ortak yaptığınız iÅŸleri “yaptık”, “karşılıklı yaptık”, “yapıldı”, “ayarlandı” gibi fiillerle yazabilirsiniz. Teorik bilgi verecekseniz kitabi bir dil kullanmanızı tavsiye ederim. Sonuçta o bilgiler sizin bulduÄŸunuz deÄŸil bir baÅŸkasının bulup insanlığa kattığı bilgilerdir.
Gelelim saÄŸlık konusuna. İlk günlerinizde hatta ilk haftanızda çok yorulacaksınız. “Ya bu insanlar sabah 08:00, akÅŸam 18:00 nasıl dayanıyor ya?” diyeceksiniz. Ama sabredin, ikinci hafta bünyeniz alışacak, iÅŸler yoluna girecektir. Öğlen de kuvvetli yediniz mi akÅŸama rahat çıkarsınız.
Çalışanlarla ilşkiler konusu size, şansınıza, ortamınıza bağlı bir başka konudur. Şanslıysanız nezih bir çevrede staj yaparsınız. Birazcık şanssızsanız şartlar biraz daha kötü olabilir. Eğer ters bir insana denk gelirseniz onu idare etmelisiniz. Bu tür durumları stajınızın çok kötü geçmesine bağlarsanız, orada geçirdiğiniz süre boyunca aklen rahat edemezsiniz. Ama bu tarz bir olayı kötülük değil de, ileride bunları da yaşayabilirim, nasıl davranmalıyım düşüncesiyle kendinizi desteklerseniz daha rahat edeceğinizi düşünüyorum. Antremanda daha çok farklı senaryo gören takım, aksiliklere daha hazırlıklıdır. İyi bir çevreniz olursa da rahatlamamalı her an hazırlıklı ve dikkatli olmalısınız. Her kuruma göre çalışanları iyidir. Ama her kurumda iyi elemanlar ve kötü elemanlar vardır. Zaten iki kişinin olduğu her yerde bir karşılaştırma vardır. Şartlar ne olursa olsun bulunduğunuz yerden kendiniz için maximum fayda sağlamalısınız.
Staj yapmak kolay bir iş değildir. Zor bir iş te değildir. Amaç, bu yaşımıza kadar zaten her zaman yaptığımız, bize aşılanan davranışı sergilemektir. Siz sadece sahneye çıkıp en iyi bildiğiniz rolü oynayacaksınız: ÖĞRENMEK.
Staj konusunda kafanıza takılan herşey için bana buradan ulaşabilirsiniz. Sorularınız bana ulaşır ulaşmaz cevaplayacağım.
Renkli günler…















