Gulumse

retro10Bir gulumseme adamin kendisini daha iyi hissetmesine neden oldu. Bu hava icinde yakin gecmiste kendisine yardim eden bir dosta tesekkur etmedigini hatirladi. Hemen bir not yazdi, yolladi. Arkadasi bu tesekkurden o kadar keyiflendi ki, her oglen yemek yedigi lokantada garson kiza yuklu bir bahsis birakti. Garson kiz, ilk defa bu kadar yuklu bir bahsis aliyordu. Aksam eve giderken, kazandigi paranin bir kismini her zaman kose basinda oturan fakir adamin sapkasina birakti.

Adam oyle ama oyle minnettar oldu ki… Iki gundur bogazindan asagi lokma gecmemisti. Karnini iki gunden beri ilk defa doyurduktan sonra, bir apartman bodrumundaki odasinin yolunu islik calarak tuttu. Oyle neseliydi ki, bir sacak altinda titreyen kopek yavrusunu gorunce kucagina aliverdi.

Kucuk kopek gecenin sogugundan kurtuldugu icin mutluydu. Sicak odada sabaha kadar kosturdu. Gece yarisindan sonra apartmani dumanlar sardi. Bir yangin basliyordu dumani koklayan kopek oyle bir havlamaya basladi ki, once fakir adam uyandi, sonra butun apartman halki. Anneler babalar dumandan bogulmak uzere olan yavrularini kucaklayip olumden kurtardilar. Butun bunlarin hepsi, bir gulumsemenin sonucuydu…

Alpheus ve Arethusa

painting1Arkadya’da Alpheus adinda, daglardan akan kucuk bir akarsu vardir. Alpheus, bircok yerde agaclar, calilar ve tepelerin arasindan akar; sonra kayalarin altinda kaybolur. Vadinin epey asagisinda tekrar ortaya cikar. Bir seyi kovalayip mutlu oluyormus gibi dans edip parildayarak, ovaya yaklasirken aceleyle ilerler. Hemen sonra ikinci kez magaralarin altina gizlenir, yolunu hic gun isigi gormemis, kayalik tunellere cevirir. Sonunda bir kez daha kendini hapsettigi odalardan tasar. Elis tarlalari boyunca ruzgarlarla akarak, sularini denize bosaltir.

Yillar once Alpheus adinda bir nehir yoktu. Nehrin aktigi kanal oyuk degildi ve bereketli cimen ile uzun, bukulen kamislar bugun o nehrin en parlak haliyle goz kamastirdigi sularin yerinde buyuyup yetisirdi. Sonra Alpheus adinda bir avci agaclarin arasinda dolasip, Arkadya’nin agacsiz bolgelerinde ve kucuk vadilerinde vahsi geyikleri kovalamaya basladi. Guzel genc karisi ile sirin bebegi Orsilochus’tan ayri yasadigi, denizden uzakta, daglarin issizligi arasinda gecirdigi ozgur zaman, Alpheus icin evinden, karisindan veya bebeginden daha kutsaldi. Agaclari, mavi gokyuzunu ve sarki soyleyen kuslari ve tepedeki narin cicekleri seviyordu. Her zaman onlar arasinda daha uzun kalirdi. Boylece onlarin muzigini dinler, guzelliklerini seyre dalardi.

Bir gun, “Artemis, avci kralice!” diye haykirdi. “Senden bir lutuf istiyorum. Bu mutlu manzaralar arasinda sonsuza dek kalmama izin ver!”

Artemis bunu duydu, duasina yanit verdi. Alpheus konusurken yanindan parlak bir goruntu gecti. Sirin yuzlu genc bir kiz, en guzel cicekleri topluyor, mutluluk ve umut dolu bir halde, saf, gercek bir yasamin kutsalligi icinde sarkilar soyleyerek vadiden sekerek asagiya iniyordu. Bu guzellik, kimilerinin denizin yaslisi Nereus’un kizi olarak bilindigi Arkadyali Nympha idi.

Alpheus artik kuslarin sarkilarini ve meltemin muzigini duymaz oldu; basinin ustndeki mavi gokyuzunu, ayaklarinin dibinde baslarini egen cicekleri gormuyordu. Sadece guzel Nympha’ya asik olan gozleri ve kulaklari dunyaya kapandi. Arethusa onun dunyasi oldu.

Onu sarmak icin kollarini acti; ama korkmus bir geyikten daha hizli olan Nympha, derin ve dar gecitlerden, tepelerin altindaki cimenli bos arazilerden ve kayalik magaralardan kacipuzun caliliklarin icine girdi. Sonra Elis’in ovalari boyunca, cinlayan denize karisti. Alpheus herseyi unutup kacan bu goruntunun pesine dustu. Sonunda, denize ulasinca donup geriye bakti. Bir de ne gorsun! Artik bir avci degildi. Ugruna karisinin, bebeginin ve yasam sorumluluklarinin varligini unutan ve artik sonsuza dek bu manzaralarin arasinda kivrilarak akmaya mahkum olmus bir nehirdi. Artemis duasini boyle kabul etmisti.

Insanlar, Nympha Arethusa’nin bundan sonra bir pinara donustugunu ve bugune kadar Ortygia’nin uzak bir adasinda bitmez tukenmez, kristal bir akarsu icinde kayalardan tastigini soylerler. Babasinin unuttugu Orchileus ise buyuyup olgunlasti, Messene’nin denizci insanlarinin krali oldu.

 

Kahramalik Hikayeleri

James Baldwin